Niğdeli işadamı Şenol Bengü 42 yaşında memleketine okul yaptıracak kadar Niğde sevdalısı bir hemşehrimiz. Telefonla aradı. "İstanbul'dan Niğde gidiyorum. Yolda iki genç el kaldırdı aldım. Yolculukları Niğde Aladağlar'a imiş. Açıkcası ben Niğdeliyim daha gitmedim ama Aladağları çok güzel anlattılar." dedi, gidip gitmediğimi sordu.
Aladağlar için 1980'lerden beri yazdığımızı anlattık. Birlikte gidelim diye de sözlerini sonladı.
Aladağlar Türkiye sınırları dışında Niğde ile ilgili en çok bilinen merkezlerden biri ama ne yazık ki bu konuda da ilgili kurumların her ilde yer alan tanıtım afişlerinde Aladağlara daha rastlamadım. Aladağlar zirve tırmanışı yapan ve kaza geçiren gençler dışında basında çok haberde olmaz. Oysa her alanda çok önemli ve güzel bir merkez konumudadır. Niğde ulusal basında 1985 yılına kadar bölge muhabirliği yaptığım dönemde sıkça Aladağları yazdım. Cumhuriyet Gazetesi'nde dağcılıkla ilgili yazı dizim de yayınlandı.
O yıllarda Dağlara sevdalı Balıkesirli Recep Çatak ile Adana'da dost olmuştum. Toroslar'a ya da Aladağlar'a geliyorduk, Demirkazık Zirvesi'ne tırmanmış ve Aladağlar'a sevdalı idi.
Recep çok iyi bir dağcıydı. Süphan Dağı'nda, bir kış tırmanışında kazaya uğrayanları kurtarmaya gittiğinde o da orada dağ şehidi oldu. Vasiyeti Niğde Demirkazık'ta mezarının olması idi. Bugun Balıkesirli Recep Çatak Aladağlar'da mezarı dağların koynunda yatıyor...
Dağlara giden dağcıların da kimi onunla orada tanışıyor.
Köyleri, köylüleri ve Aladağlar'ı avucunun içi gibi bilen genç dağcı yıllar önce o sevdiği doğanın koynuna yattı, orada uyuyor.
Yine Niğde Dağcılık Ajanı, çok iyi yetişmiş değerli insan Mümtaz Çankaya da Dağlarda dağ şehidi olan arkadaşımdı. Onunla Aladağlar'ın haberini yapmaktan öte, bölgede bu sporun gelişmesi için de yazılarım oldu.
Dağcılık sporu zordu. Disiplinin yanında eğitim ve dikkat çok önemeli idi.
İki önemli ve tanıdık dağcının dağlarda kalması beni üzdü ve etkiledi. Mümtaz Çankaya adı yaptırılan dağcılık tesislerinde yaşıyor. Aladağlar'a şimdi yürümek gezmek ve o muhteşem doğasının temiz havasını almak için gittiğimde o iki dağcı hep aklıma gelir. Genç ve iyi eğitim almış bu iki değer, dağcılığın gelişimi adına çaba ve çalışmalarıyla dağlarda kalanlardan iki örnekti.
Yazımın sonlarında Niğde Aladağlar'daki İlk Dağcı Şehit Engin Kongar ile ilgili habere de yer verdim Ama Aladağlar'ın salt tırmanma değil, gezi - yürüyüş için de ideal bir konumu vardır.
Niğde'nin, her yazımda ifade ettiğim gibi salt kültür, tarih, inanç turizmi olarak değil doğa olarak da dikkate değer güzellik ve özellikleriyle görülmeye değer yer olduğu bir gerçektir.
Niğde Aladağlar dünyaca tanınan ve dağcılar için çekim merkezi konumuna gelen özelliktedir. Aladağlar Milli Parkı'nda, doğal ortam içinde yaşayan hayvanları gözlemlemek, bölgede yer alan bitkileri görmek; doğada yürümenin, gezmenin yanında zirve tırmanışları ile zoru başarma duygusunu yaşamanın yolu Niğde Aladağlar'dan geçmektedir.
Niğde - Kayseri-Adana sınırları içerisinde yer alan Aladağlar'ın zirvesi Niğde il sınırları içindedir. Toros Dağları'nın orta ve güneydoğu bölümünde yer alan Aladağlar Niğde'nin Çamardı ilçesindeki Demirkazık Zirvesi (3756m) dünyada dağcılar arasında ünlü bir tırmanma merkezidir.
Aladağlar 50 kilometreyi aşan uzunluğu, 30 kilometreye ulaşan genişliği içinde Yedigöller bölgesinde Kızılkaya (3725 m) ve Kaldı(3687 m) diğer önemli yükseltilerdir.
Ortalama yüksekliği 3000 metre olan Aladağların tamamı milli park sınırları içine alınarak koruma sağlanmıştır. Oluşum olarak Alp- Himalya dağ sisteminde yer aldığı belirlenen Aladağlar'ın Niğde'ye uzaklığı 60 kilometredir ve Aladağlar'a en kolay ulaşım Niğde'den sağlanmaktadır.
Bölgeye gün içinde farklı saatlerde araç bulmak olasıdır. Aladağlar için Haziran ve Temmuz ayı tırmanışa en uygun dönem olarak tanımlanmaktadır.
Hayvan ve bitki araştırmacıları, kuş gözlemcileri, dağcılar, doğa yürüyüşçüleri, kampçılar için Aladağlar vazgeçilmez bir tutkudur.
Toroslar'da trekking için en uygun bölge Aladağlar'ın yer aldığı bölümdedir. Demirkazık Köyü'nde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün 85 yataklı Mümtaz Çankaya Dağevi ile yeni inşa edilen bir dağcılık okul ve oteli de bulunmaktadır. Rezervasyon yapılarak konaklamak olasıdır. Ayrıca Çamardı ilçesindeki otel ve pansiyonlarda konaklama sağlanacağı gibi çadırlarda kamp kurmak da olasıdır. Dağevinin yanındaki patika yol ile kuzeye bir saatlik yürüyüşten sonra Sokulupınar'a gelindiğinde su kaynaklarının yer aldığı doku ile buluşmak olasıdır. Keza 500 metrelik bir yürüyüşten sonra Karamık Boğazı'na girildiğinde dört saatlik bir yürüyüş de başlamış olur. Dağevinin kuzeyindeki patika yol ise Arpalık Yaylası'na uzanacak dört saatlik yolun başlangıcıdır. Arpalık'ta su kaynağı bulunsa da bölgede mutlaka yedeklemeli su bulundurmak doğru olandır. Örneğin Dipsiz Göl'ü görmek için yola çıkanın su dışında yiyeceğini de alması gerekir ki 8 saati bulan bir yolculuğa bu noktaya ermek için çıkılacağı düşünülmelidir.
Demirkazık Köyü'nden Maden Boğazı, Karamık Boğazı-Cımbar Vadisi, Sokulupınar bölgesine gidildiği gibi Çukurbağ Köyü'ndende Emli Vadisi, Sokulupınar Bölgesine ulaşmak mümkündürdür.
Yürüyüş parkurları, özelliği ile tanınan bitkileri, av hayvanları, doğal ortamda yaşayan hayvanları yanında Aladağlar 20 aşkın zirvesi plato ve yayları ile yurt içi ve dışından dağcılar için cazibe merkezi özelliğini korumaktadır.
Aladağları jeolojik katmanlar, kalker ve dolomit gibi eriyen taşlardan oluştuğu bilinmektedir.Aladağlar kuzeyinde "Siyah Aladağ" olarak tanımlanan alan Paleozoik yaşlı olduğunu uzmanlar ifade etmektedir.
Ara tabakalı, kuvarsit, kil taşı ve kireç taşları ile Aladağlar yüksek dağlık bölgede beyaz-gri renkli kalker ve dolomitlerden oluşmaktadır. Kırkpınar-Aladağ arasında kuzeyden güneye doğru :Uzungüney, Katagüney, Yeldeğirmeni, Yavuzbelik, Keçikalesi, Ziynetkara, Kaleköy, Kurudere, Atağıl,Göbek ve Torbalı tepeleri yer alır.
Küçük Demirkazık, Demirkazık, İt oturumu, Engintepe, Kızılkaya, Direktaş, Kızılyar, Alaca, Kaldı, Ezvenit, Gürtepe, Lahitkaya,Güzeller tırmanış noktalarıdır.
Emli Vadisi ve Elek Gölü civarında karaçam, köknar, ardıç ağaçlarından oluşan orman örtüsü vardır.
Aladağlar batı yüzü kara iklimi etkisi altındadır. Ocak, Şubat ve Mart aylarında 2000 metreden yükeklerde kar görülen bölgede, Mayıs'ta 3000 metre üzerinde kar yağışı olabilmektedir.
Haziran,Temmuz ayları tırmanma ve gezi için ideal sayılan bölgede mutlaka yöreyi bilen uzmanlar ile dağları gezmenin gereği vardır. Çünkü özellikle yaz aylarında yörede su kaynakları sınırlı olduğu için, yolunu kaybedenlerin sıkıntı yaşaması olasıdır.
Bu güzellikler içinde eğer gezdiğim yerleri tada tada dolanayım diyorsanız rehberle bölgeye gidin. Bölgedeki köylüler de bu konuda yardımcı olacaktır.
Aladağlarda dağların keyfine varmak ve dağlarda özgürce gezip yaşamak; görmek, öğrenmek için bulunmaz özellikleriyle ilginizi çekecek yerlerden olacaktır.
Niğde Aladağlar her yıl kış-yaz dağcılar tırmanırken Niğde'de kurulan dernekler ve Üniversite ile bölgeye ilgi her geçen yıl artmaktadır.
Niğde'de dağcılık ile ilgili dernekler de kuruluyor. Aladağ Demirkazık Zirvesi'ne ilk tırmanışın 17 Temmuz 1927 yılında Dr Künne ve arkadaşlarınca gerçekleştirildiği blinmektedir.
İlk kış zirve tırmanışını ise Türk dağcılar Dr. Bozkurt Ergör ile Sönmez Targan, 29 Şubat 1969 yılında gerçekleştirdi. Aladağlar'da ilk dağ şehidi ise Engin Kongar oldu. Onun adına bir anıt inşa edildi.
1959 yılında anıtla ilgili olarak Niğde Gazetesi'nde yer alan bir haber şöyle:
"(26-7-1959) pazar günü saat 11 de Çamardı ilçemize yakın Çukurbağ köyünün karşısında, Niğde yolu üzerindeki değirmene 100 m. uzaklıkta ilk dağcı şehit Engin Kongar için Manisa Dağcılık Kulübü'nce yapılan anıt merasimle açıldı. Merasimde üç yıl önce, 8 Eylül 1956 yılında saat 11:00'de Demirkazık'tan yuvarlanarak düşen merhumun annesi öğretmen Bayan Kongar, teyzesi, yakın akrabaları, İstanbul'dan gelerek bulunmuşlardır. Lise öğretmeni Ali İhsan Beyhan ve eşi, Çamardı Savcısı, Hükümet doktoru, Çamardılılar; Çukurbağ, Yolak Karamuk ve diğer köylülerden ibaret büyük bir kalabalık ile Manisa'nın dağ aşığı, kadirbilir, dokuz dağcısı belli saatte orada idiler. Saat 11:00'de halk anıt çevresini sarmıştı. Anıt büyük bir bayrakla kapatılmıştı. Yakındaki telefon direğine İstiklal marşıyla bayrak çekildi. Bir dakikalık saygı duruşundan sonra Manisa Dağcılık Kulübü İdare Heyeti'nden Dağcılık Öğretmeni Sadık Bey, bir konuşma yaptı; anıtın hangi şartlar içinde meydana getirildiğini, Engin'in tecrübesini belirttikten sonra "Kulübümüzün kahraman genç şehidi için bu anıt naciz bir vediadır."dedi. Sonra Manisalı dağcılar arsında genç bir bayan vardı. Yıldız Bayan ilk kelimesini söylerken gözyaşlarını tutamadı. Hem ağlayarak konuştu hem herkesi ağlattı. Bunu takiben Halil Bey, heyecanlı bir şekilde sözlerine başladı. 'Aşık olduğun Demirkazık'a bakarak rahat uyu Engin kardeş.' dedi. Anıt yerden 1 m yükseklikte, dikdörtgen şeklinde bir beyaz mermerle kaplanmıştı. Yolu gören yöne demirkazık'a tırmanırken şehit düşen teknik üniversite 4. Sınıf öğrencisi Engin Kongar burada yatmaktadır."
Niğdeli ilk dağcılardan o yıllarda Lise Öğretmeni Ali Ihsan Beyhan Demirkazık ve 1957 yılında Erciyas, 1958 yılında Hasandağ ve Aladağ tırmanışı yapan isimdi. Aladağlar salt tırmanmak için değil yürüyüş, gezi ve kamp içi nde ideal bir bölgedir.
Yaylalarda Yörükler ya da farklı ülkelerden gelmiş kamp yapan turistlere rastlamak olasıdır ancak Niğde dahi Aladağlar'dan yeterli yararlanma noktasından geridir. Üniversite öğrencileri, bir avuç gönüllü doğasever dışında bölge daha yoğun ilgi ve gezi alanı olmayı hak edecek özellik ve güzelliktedir.
Ömer Fethi GÜRER